Otajournal 二十七

Image result for otajournal

“Ben Japonya’da yaşıyorum.”

Vay be. Neredeyse yirmi beş yıllık hayatımın hepsini bir gün insanlara bu cümleyi söyleyebilmeyi hayal etmekle; yarısından fazlasını ise bu amaç uğrunda emek sarf etmekle geçirdim.

Peki şu anda bu cümleyi söylemem doğru olur mu? Araştırma programını kazasız belasız noktalayıp Türkiye’ye “geleli” bugün itibariyle yedi ay on beş gün oldu ve geri dönmeme daha birkaç ay var. Herhangi bir terslik olmadığı sürece en iyi ihtimalle yaz ortası/sonu, en kötü ihtimalle de güz başı/ortası gibi Japonya’ya döneceğim. Özetle Türkiye’de yaşıyorum diyebilirim. Baksanıza yedi buçuk ay olmuş ve daha en az üç beş ay buradayım. Yani turistik bir ziyarette değilim bariz. Öte yandan aslında turistik bir gezi olmasa bile “şu an sadece geçici olarak Türkiye’deyim” de diyebilirim. Zira Japonya’da bulunduğum süre zarfında bir yolunu bulup Japonya’ya yerleştim; geri gideceğim kesin, içindeki eşyalarımla birlikte evim orada ve kirasını hâlâ çatır çatır ödüyorum. Yani Japonya’da yaşadığımı söylememde de bir sorun yok gibi. İyice çorba oldu sanırım, biraz içimi dökmek istiyorum. İyisi mi biraz başa döneyim. En başa.

Kendimi bildim bileli Japonya’ya hayranlık duydum. Hayır, bunun anime, manga veya diğer popüler kültür öğeleriyle hiçbir ilgisi yok. Etraftaki diğer “Japonofil” insanların aksine ben, anime falan sevdiğim için Japonya’ya ilgi duymaya başlamış değilim; Japonya’ya ilgi duyduğum için bir noktada anime izlemeye başladım. Bu yüzden bir weeaboo değilim ve hiçbir zaman da olmadım. Direkt doğama ters. Fakat dediğim gibi, varoluşumun başından beri Japonya’ya duyduğum ve azalmak yerine katlanarak artmaya devam eden bu ilginin (saplantı?) sebebini ben dahi kesinlikle bilmiyorum. Bu yüzden biraz ileri saralım. Yaklaşık 12 yaş civarında olduğum döneme.

Eğitimci bir aileye (daha doğrusu otoriter bir babaya) sahip olduğum için ortaokulun başlarında (bizim zamanımızda altıncı sınıf denirdi) benden, üniversitede ne okumak istediğime kesin bir şekilde -sadece okuyacağım bölüme değil, hangi okulda okuyacağıma kadar- karar vermem istendi. Evet, yanlış duymadınız. Milletin lise sınavına girip kaç puan aldığını öğrenmeden karar vermediği; az biraz idealist bir tipse lise son sınıfın ortalarına doğru karar verdiği okunacak üniversiteye karar verme işlemini ben dış mihraklar canım babam yüzünden ortaokula başladığım ilk hafta gerçekleştirmiştim. Aklımdaki tek yer Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi‘nin Japon Dili Eğitimi Anabilim Dalı idi. “Japonca bölümü olsun da ne olursa olsun” değil, sadece burası. Ayıp olmasın diye hikâyenin sonrasına da yüzeysel bir şekilde değineyim.

Altıncı sınıfı gerek hocalarla yıldızımın barışmaması gerek beş senemi geçirdiğim ilkokulumdan ayrılarak (orada ortaokul yoktu) yeni bir arkadaş ortamına girmenin verdiği yalnızlıktan kaynaklı olarak pek parlak sayılmayacak notlarla bitirdim, bu başarısızlık yedinci sınıfta da devam etmeye başlayınca ikinci sömestrda babamın idareci olduğu ve dolayısıyla gözünün önünde olabileceğim ortaokula alındım ve lise hazırlıkları başladı. Akranlarım köpek gibi deneme çözerken ben babamdan gizlice PlayStation falan oynardım. Babam hemen hemen her gece bir adet deneme sınavı çözdürürdü. Bu durumdan pek hoşlanmadığım için evde olmadığı bir gün denemelerin cevap anahtarını kopyaladım ve her gece buradan bakarak kendisine tatmin edici sonuçlar sundum. Öğretmen lisesine girmemi istiyordu (spesifik olmak gerekirse Gökçeada Öğretmen Lisesi). Benimse esas hedefim ÇOMÜ Japonca olduğu için lise sadece bir araç olacaktı, bu yüzden fazla umrumda değildi, neresi olursa olsundu.

Tabii ki öğretmen lisesini kazanamadım. Vasat bir puan alarak vasat bir Anadolu lisesine başladım, o vasat lisede iyisiyle kötüsüyle bir sene okuduktan sonra isteğim olan yabancı dil bölümü açılmadığı için aynı ilçedeki daha vasat ama yabancı dil bölümü bulunan bir çok programlı liseye transfer oldum, orada da dertsiz tasasız bir buçuk sene okuduktan sonra ikâmet ettiğimiz eve daha yakın ve vasatın biraz üzerinde bir lise olduğunu fark ettim ve son bir transfer gerçekleştirerek lise maceramı bitirdim. Lisedeki sınav hazırlığı dönemim hakkında da bir şeyler karalamak isterdim ama artık benden ümidi kesmiş olan babam tarafından ortaokuldaki gibi bir baskı görmediğim için tamamen yatarak geçirdim ve tercih listesine sadece istediğim bölümü yazarak birincilikle kazandım. Nasıl becerdiğimi hâlâ bilmiyorum.

Üniversite hayatım henüz resmî olarak sonlanmadığı için hatıra anlatırmış gibi gözükmemek adına bu noktaya pek değinmek istemiyorum. Blogu takip ediyorsanız bildiğiniz üzere Tokyo‘da 2016-2017 arası bir yıl boyunca değişim öğrencisi sıfatıyla bulundum. Japonya’da on, yirmi hatta otuz senedir yaşamakta olan ve bazılarını bizzat tanıdığım (senpai ve hocalarıma selam olsun) Türkler var. Onların Japonya’da geçirdikleri süreye kıyasla belki benim bu bir yıllık serüvenim hiçbir şey değil. Ayrıca bu yurt dışına ilk çıkışım değildi, hatta Japonya’ya ilk gidişim de değildi ancak ilk defa yurt dışında uzun bir süre -üstelik yalnız başıma- yaşama tecrübemdi. Bu yüzden bu bir yıllık kısacık süreç, benim için karakterimin temelden şekillendiği ve hayatıma açtığım yeni sayfanın ilk satırı oldu. Ömrümün geri kalan kısmını Türkiye’ye kesin dönüş yapmamak üzere Japonya’da geçirmeye ve tamamlamaya zaten bir ortaokul velediyken karar vermiştim ancak bu hayalimi ve amacımı gerçeğe dönüştüreceğim ilk adım yaklaştıkça, dönmeme hâlâ aylar olmasına rağmen şimdiden evime dönmeyi ve yeni yaşamıma başlamayı iple çekiyorum.

Buraya yazıyı bitirmelik havalı bir söz yazacaktım ama saat gecenin üçü olduğu için bir şey bulamadım, mazur görün.

Reklamlar

Otajournal 二十七” üzerine bir düşünce

  1. Yuku Reis güzel yazmışsın. Japonya’ya gidişinin şans değil çalışma olduğunu biliyorum. Gönülden bir helal olsunu buraya yazmak istedim. Arkandan geliyorum 🙂

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s