Otajournal 二十五

Güneşin doğduğu ülkeden, güneşin battığı ülkeye selamlar. 🇯🇵

Yukarıdaki cümleyi bayağı severim. Hayır, maksadım kesinlikle Türkiye isimli ülkeye cennet vatana laf sokmak değil. Binaenaleyh cümleyi söyleyen ben dahi değilim; Japonya’nın otuz üçüncü imparatoru Suiko‘nun vekili ve Japonya’ya çağ atlatmış efsanevi hükümdar olan Shōtoku Taishi‘nin, dönemin Sui Handeanlığı imparatoru Yang‘a göndermiş olduğu bir mektubun giriş cümlesidir zira.

higakuru

Higashikurume

Her neyse, Japon tarihi okumak isteyenler diğer bloguma göz atabilir. Sözün özü, şu an güneşin doğduğu ülkede bulunuyorum. Geçen Otajournal‘da belirttiğim üzere Nikkensei programı Eylül sonu itibariyle başladı ve yaklaşık iki aydır Tokyo’da ikâmet etmekteyim. Ha, Tokyo’da yaşıyorum dediysem de Tokyo Tower manzaralı bir gökdelenin otuz altıncı katında konforlu bir stüdyo dairede yaşadığım yanılgısına düşmeyin, Higashikurume adlı Tokyo’nun küçük bir shi (市)’sinde bulunan bir yurtta yaşıyorum. (Bunun bizdeki karşılığı ilçe olabilir. Japonya’nın idari sistemi biraz karmaşık.) Yaşadığım yerin anlatacak fazla bir özelliği yok, taşra olduğunu bilin yeter. Odadan çıyan, hamamböceği falan çıkıyor, arada yurda yılan giriyor. Ayrıca odamda ne bir ocak, ne bir buzdolabı, ne de bir duş mevcut; bunlar ortak. Mutfak son derece pis olduğundan (mübalağasız üç dört sene önce yenilen şeylerin artıkları hâlâ duruyor) bütün öğünlerimi ya dışarıda yiyorum, ya da konbiniden onigiri veya sandviç alarak geçiştiriyorum. Türkiye’nin aksine Japonya’da dışarıda yemek, malzeme alıp evde yemek hazırlamaktan daha ucuz. Aslında Türkiye dışında her yerde bu böyle işliyor sanırım. Bizde nedense dışarıda yemek lükstür, ilginç.

Tokyo Gakugei Üniversitesi

Tokyo Gakugei Üniversitesi

Okulum Tokyo Gakugei Üniversitesi de farklı bir shi olan Koganei‘de yer alıyor ve tren/otobüsle ortalama 30-40 dakika süren bir yolculuktan sonra okula ulaşılabiliyor. Bu durumdan şikayetçi olduğumu söyleyemem, çocukluğumdan beri evim ve okulum daima uzak olmuştur, yani alışık olduğum bir durum. Yine de Nikkensei olmayan değişim öğrencilerinin kaldığı yurdun kampüs içerisinde olduğunu öğrenince içim burkulmadı dersem yalan olur. Bunun dışında Tokyo denince akla ilk gelen Shibuya, Shinjuku, Akihabara, Ikebukuro gibi popüler yerler de Higashikurume’ye yarım saat ilâ bir saat uzaklıkta, dolayısıyla ulaşım -pahalı olması dışında- bir sıkıntı değil.

Fakat ulaşım Japonya’da gerçekten pahalı, hatta en pahalı şey bile olabilir. Örneğin aralarında sadece 7-8 kilometre mesafe olmasına rağmen Higashikurume ve Koganei arası gidiş-dönüş ¥540 tutuyor, bu da 16₺’ya yakın bir mebla. Yani sadece okula gidip gelmek için haftada 64₺ giriyor gerekiyor. Şehirlerarası yolculuk fiyatlarını ise ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Izanagi razı olsun Japon hükümetinin verdiği burs ve abonman bilet fiyatının kısmen ucuz olması Kintarō gibi yetişiyor.

İki ayda edindiğim izlenimler bunlar. Bir dahaki sefere daha dolgun bir yazı yazmayı planlıyorum, o zamana kadar hoşçakalın.

Reklamlar

Otajournal 二十五” üzerine bir düşünce

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s