Otajournal 二十二

Merhaba. Meraba… Merhaba? Hmm.

“Merhaba” kelimesindeki “h” harfini söylemeyi çok gereksiz ve samimiyetsiz bulurum. Fakat bu bir deneme yazısı değil, o yüzden alakasız-fakat-açılacak tarzındaki bu giriş kısmını bir kenara bırakıp journal’a geçelim.

Blogu 2009 yılında açtım ve 2011 yılından beri bayağı düzensiz bir şekilde Otajournal yazıyorum. Bir yılı aşkın yazmadığım zamanlar bile oldu. Mesela bundan bir önceki bölümü geçen senenin Ağustos’ta yazmıştım. Japonya maceralarımı (!) anlatıyordum, sıkıldım bıraktım. Her neyse.

Sonunda, altı koca yılın ardından siteye domain almayı akıl ettim. Artık yeni adresimiz http://otablog.org şeklinde. Başta .com uzantısını istemiştim fakat şirketin biri önceden parsellemiş olduğu için .org almak zorunda kaldım. Sitenin adına benzer harfler içerdiği için de çabuk ısındım doğrusu. Bence gayet güzel oldu.

Şimdi geçelim günlük hayata.

Fallout4_E3_Workshop

Still better than Minecraft.

Ben de oyuncu kısmın %90’ı gibi Fallout 4 oynuyorum şu sıralar. (Hayır, sabah akşam LoL oynayanları oyuncu kısma dahil etmiyoruz.) Skyrim’den bile daha olaylı oldu oyunun çıkışı. İnternet gerçek anlamda ikiye bölünmüş durumda. Bir grup oyunu ölümüne savunuyor ve GoTY olduğunu iddia ediyor, diğer grup da yerden yere vurarak itin ağzına sokuyor. Bir de oyunun sonunu her yere yazarak spoiler’dan “Snape kills Dumbledore” tarzı bir forced meme oluşturmaya çalışan çirkef kısım var ki, bunların orjinal oyuna parası yetmeyen çoluk çocuk veya korsan indirip ilk ölümlerinde rage quit ederek oyunu silen nooblar olduğunu düşünüyorum. Yine de orta karar bir düşünceye sahip olan insanlar neredeyse yok. Ben hariç.

Brotherhood of Steel ve Tactics dışında tüm Fallout oyunlarını oynayıp bitirmiş biri olarak ben bu oyunu beğendim. Gerçekten bayağı güzel olmuş evet, son birkaç yılda oynadığım çoğu oyundan daha iyi. Fakat en iyi mi? GoTY mı? Hayır. Wild Hunt döver. Hatta Konami az zaman ve düşük bütçeyle Kojima’yı sıkıştırıp yarım yamalak bir oyunun çıkmasına sebebiyet vermemiş olsaydı asıl GoTY The Phantom Pain olurdu belki ama kesinlikle Fallout 4 değil. Peki neden?

Cıvıl cıvıl.

Cıvıl cıvıl.

Oyunun en çok eleştirilen yanları skill ve karma sistemlerinin kaldırılması, aksiyon odaklı olması, ana karakterin sesli olması, diyalog seçeneklerinin aşırı basitleştirilmesi ve grafiklerin çağ dışı kalması. Silah/zırh kondisyonunun kaldırılması ve Power Armor’un kolay erişilebilir olması gibi ufak tefek şeylere takılanlar da var ama önce ilk gruptakilere değineyim.

Skill ve karma sistemlerinin kaldırılmasının oyuna tek etkisi RPG öğelerinin azaltılmış olmasıdır, bunun dışında negatif bir yön göremedim. Oblivion’dan Skyrim’e geçişte de aynısı yapılmıştı ve retrocu elitist dinozorlar dışında pek şikayet eden olmamıştı. Yine de oyunu bir tek başına bir oyun olarak değil de bir RPG oyunu olarak ele aldığımzda, Fallout serisi RPG oyunları arasındaki nadir klasiklerden olduğundan bu özelliklerin olmamasını eksi olarak kabul edelim, tamam.

Aksiyon odaklı olmasından şikayet edenler eğer Diablo, Warhammer veya Warcraft seviyorlarsa ikiyüzlünün önde gidenidirler. Nostalji gözlüklerinizi çıkarıp günümüz şartlarına göre değerlendirin bir oyunu da. Bin kere bitirdikleri yirmi yıllık çamur mekaniklere sahip oyunları tekrar oynamak istemiyorlarsa da Divinity: Original Sin oynayabilirler, gayet güzeldir. Fakat fp/tp kameraya sahip real time savaşalar içeren bir oyunun mekanikleri seve seve FPS/TPS olmak zorundadır ki grafiklere bok attığınız gibi mekaniklere de bok atmayasınız. Bununla birlikte ağzınızdan salyalar aka aka oynadığınız New Vegas’ın da böyle olduğunu hatırlatmama gerek yok herhalde? Yobaz bir dinozor değilseniz bu eksi değildir.

Ana karakterin seslenirilmesi, yıllardır BokWare BioWare isimli çöplük şirket tarafından yapılan bir olay. Hanginiz köpek gibi Dragon Age Origins oynamadı? Hanginiz Mass Effect için güzellemeler yazmadı? O zaman susun. Tıpkı eski Bethesda karakterleri gibi susun hem de. Yanlış anlaşılmasın, ben de başta sesli karakter olayına tamamen karşıydım fakat oyun lineer bir aksiyon oyunu olduğu için (ne yazık ki Fallout 4 bir RPG değil) hiç fena olmamış. Hatta ruh katmış. Artı.

Diyalogların azaltılmış olması. Azaltıldığı gibi tek kelimeden karakterimizin söyleyeceği cümleyi tahmin etmemizin istenmesi. O da yetmezmiş gibi her diyaloğun aynı cevaba çıkması. O zaman benim de söyleyeceğim aynı yere giden tek kelime var. Eksi.

Grafiklerin çağ dışı kalmasına bir şey demiyorum. Yoruma açık bir konu değil. Fakat şu grafiklere laf eden Fallout 1 fanı arkadaşlarıa, oyunun Ocarina of Time ile aynı yıl çıktığını hatırlatalım. Çamur grafikse Fallout 1’den öte lağım yok. Eksi ama.

İhtiyaç olduğunda Dovahkiin nerede?

İhtiyaç olduğunda Dovahkiin nerede?

Her neyse. Oyun bir RPG olarak ele alındığında berbat olabilir, fakat neden böyle bir şey yapalım? Oyun bir aksiyon oyunu ve geçmiş Fallout oyunlarının RPG olması bunu değiştirmiyor. Fallout 4 iyi bir oyun. Komik olmayın arkadaşlar.

Sıkıldım.

Reklamlar

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s