“Gamerlar” Üzerine

2014 yılının başlarında, ülkemizdeki anime izleyip kanser saçan olan “otaku” kesimi üzerine bir yazı yazmıştım. Şimdi de, o yazının devamı olmasa da spiritual successor’ı sayılabilecek fakat tespitten ziyade yakınma amacıyla yazdığım yeni bir yazı ile karşınızdayım. (Hayır, “ruhsal mirasçı” veya “manevi halef” olarak çevirmek istemiyorum bu oturmuş terimi.)

Bu “gamer” miniklerinden ülkemizde hatırı sayılır miktarda bulunuyor, fakat bilmedikleri bir şey var ki sadece havalı durduğu ve bir topluluğa mensup olma iç güdülerine yenik düştükleri için kullandıkları bu güzel sıfatın içini boşaltıyorlar. Lafı çorba etmeden bu vebalı grubun bazı özelliklerine değinelim.

Oyun oynamamak.

Gerçekten. Sabahtan akşama kadar YouTube başında let’s play videoları izliyorlar. Ayrıca iki kelimeyi bir araya getirip konuşacak ve anlayacak İngilizceleri (veya başka lisanları) olmadıklarından mütevellit Türk YouTuber arkadaşlara -Minecraft videosu koyan 11 yaşındaki çoluk çocuktan değil, işini hakkıyla yapanlardan bahsediyorum- musallat oluyorlar. (Tekrar hayır, PewDiePie sayılmaz. O gerzeği bağırıp çağırdığı için izliyor herkes.)

Bu YouTuber’ların yüklediği oyun incelemesi veya izlenim videolarının altında da iğrenç imlalarıyla “ya bu oyunu beğenmediysen geri zekalısın başka açıklaması yok” ve “bok gibi oyun aq zevkine sıçim” tarzı yorumlar yazmaktan asla geri kalmıyor bu “gamer”lar.

Aslında yukarıda “oyun oynamazlar” derken mübalağa yaptım. Tabii ki oynuyorlar. Sonuçta adamlar “GAMER”. Ne oynuyor bu arkadaşlar peki? Evet, doğru bildiniz. Minecraft, League of Legends ve Counter-Strike: Global Offensive, bitti. Hayatlarını sadece bu üç oyundan biri veya birkaçı etrafında şekillendirip kendilerine “gamer” diyebiliyorlar. Durumu en iyi açıklayan sözcük “Trajikomik” olsa gerek.

Şimdi kalkıp “yöö ben dota 2 de oynuyorum kınayt da oynuyorum wolftim de oynuyorum üçü arasında değilim” diyebilir ve umarım der. Ha bu kadar geri zekalısı yoktur kuvvetle muhtemel, yine de şu cümleyi sarf edebilecek potansiyelleri var: “yöö ben asasins krid oynuyom cod oynuom sayılmaz oç”

Elbette ya! Nasıl unuturum?! Online oyun dışında oyunlara para vermeyi “enayilik” olarak gören bu “gamer” arkadaşlar, hırsızlık da yapıyor. Hiçbir şekilde laf söyletmedikleri birkaç oyun serisine harcanan emeği zerre umursamadan, oyunlar çıktığı gün köpek gibi torrent eden bu “gamer”lar, bu birkaç belli başlı oyun serisini salyalarını akıta akıta savunacak şekilde seviyorlar.

Bu serilerden en göze çarpanları Call of Duty ve Assassin’s Creed. Bu iki seri, bildiğiniz üzere Activision ve Ubisoft’un para basma makineleri. Her sene aksatmadan vasat veya vasatın altında bir oyunları çıkar, yok satar, kendine saygısı olan kimse beğenmez ama döngü devam eder. Peki neden bizim mongollar bayılıyor bu ucuz kapitalizm tuzaklarına? Çok basit. Bizim “gamer”ların parayla pulla işi yok ki. Oyun çıksın, at torrenta git uyumaya, yarın oynarsın okuldan gelip önlüğünü çıkardıktan sonra. Tabii sadece bu ikisini değil, her oyunu direkt torrentlıyorlar ama bu yanlış bir şey mi? Bu hırsızlık değil ki. Sonuçta bir şeyi çalmıyorsun, kopyalıyorsun! Üstelik oyunlar çok pahalı!!!1 Kıyamam.)

Call of Duty sevgileri kısmen anlaşılabilir. Zeka kapasiteleri sadece birbirlerine boş boş ateş etmekten ibaret olan oyunlardan zevk almaya yetecek şekilde programlı, buna okey.

Fakat Assassin’s Creed hayranlıklarını çok ilginç bulduğum için özellikle değinmek istiyorum. Ulan bu seri hikaye odaklı bir seri. (Her ne kadar son oyunlarda içine sıçmış ve sıvayamamış olsalar da.) Senin İngilizce kapasiten belli, “yes i doesn’t” cümlesini aşmıyor. Neden seviyorsun ki bu seriyi? Ne anlıyorsun da zevk alıyorsun? Ah tabii, zeka seviyesi. Bina tepesinden düşmanın üzerine hidden blade ile atlayıp öldürmek çok havalı geliyor olmalı. Devam et. Cutscene’leri de skip et hatta. Buyur.

En büyük sorunları da “gamer” arkadaşların oyun kültürü birikimleri koca bir SIFIR. Adamın nickine bakıyorsun “Gamer Mehmet” ama buradaki “gamer” kelimesini adam bir ünvan olarak kullanıyor. Bütün gün LoL oynuyorum, neyim? Hayatsız bir ezik mi? Hayır! GAMER! Aferin. Oyun tarihinde yer etmiş, bugün efsane olarak nitelendirilen oyunların HİÇBİRİNİ mi oynamış olmazsın be arkadaş? Monkey Island yok. Final Fantasy yok. The Legend of Zelda yok. Metal Gear Solid yok. Bu oyunlar kıyıda köşede kalmış, kimsenin bilip etmediği “elitist” oyunlar olsa hak vereceğim de, tüm dünya biliyor be oğlum. Bunları oynadım ve seviyorum diye bana marjinal diyorsun ama sen bilgisiz poserın tekisisın sadece, bunu bilmiyorsun.

Mario diye bir gerçek var. Değil Nintendo’nun, oyun dünyasının maskotu haline gelmiş bu seri, bizim “gamer” kitlemiz arasında nasıl tanınıyor? “BEBE OYUNU.”

Senin, serinin sadece ilk oyunu olan ve evindeki adını Atari olarak bildiğin çakma NES ile oynadığın “Super Mario Bros.” dışında onlarca (hatta yüzlerce) Mario oyunu bulunduğu gerçeğinden bihaber olduğun cahilliğini geçtim, ona da “bebe oyunu” diyorsun. Neden? 5-6 yaşındayken oynadın diye mi? Ulan zaten şimdi bile en fazla 15 yaşındasın velet. Altı saatte bitirdiğin Call of Duty oyunlarına benzemez. Eline versem (Mario’yu) bitiremeyeceksin bile, ötüyorsun vik vik. Buraya kadar yaş muhabbetine hiç girmedim, dallama ergenin biri “yaş ayrımı yapmayın yaşla değerlendirmeyin” diye duyar kasmaya kalkmasın hiç. Tamamen olmasa da yaşla da biraz alakası var gibi durumun zaten.

Hayatında hiç Pokémon oynamadın mı? (Emulatörle oynadığın bin yıllık Fire Red’i saymıyoruz, üzgünüm.)

Witcher’ın bir kitap uyarlaması olduğunu bilmiyor musun? (Memelere bakmak değil de hikaye ilgilendiriyorsa.)

Shin Megami Tensei’nin adını dahi duymuşluğun yok mu? (Ama “Japon oyunları” bok gibidir. Di mi?)

Skyrim’den önceki dört oyunu oynamadın mı? (Grafikleri iğrenç diye tabii.)

Song of Time duyunca tüylerin diken diken olmuyor mu? (veya Song of Healing.)

Bioshock Infinite’in hikayesini mükemmel mi buluyorsun? (Elizabeth senin waifun değil, üzgünüm.)

Kingdom Hearts görselleriyle karşılaştığında “bebe oyunu la bu” mu diyorsun? (Riku savaşını dahi geçemezsin.)

Tamam o zaman. Gamer falan değilsin. Siktir git şimdi Minecraft’ta kumdan kale yapmaya devam et.

Reklamlar

“Gamerlar” Üzerine” üzerine 7 düşünce

  1. Kıyaslamaları sadece single oyunlar ile yapmak ayrı bir eziklik olmuş, 1 TL’yi bağış adı altında yayıncılara küfür etmek yerine humble bundle’dan BF3’ü 1 TL’ye almak, atari salonunda 1 TL’lik bir jeton ile tüm oyunları bitirebiliyor olmak ve bunu yaparken salonda karşına girenlere yenilmeden bunu yapmak oyunculuktur, öl – baştan başla, öl – load et, benim zamanımda (1981’liyim) eziklerin stratejisi idi. Şimdiki bebeler ezik ama onları eleştirende keşke onlardan hallice olsa, arcanoid, classic invaders, green beret oynamamış, direk oyun hayatına PC’lerde başlamış biri olarak sende benim gözümde, o aşağıladığın bebelerden farksızsın. Eline versem oyun kasedini müzik setine takar dinlemeye kalkarsın, kalkıp mario bitirmekten bahsetmişsin.
    Yazını saldırganlıktan uzak, edepli ve sana bilenilmeyecek bir biçimde toparlaman gerekir. Yoksa benim gibi dinazorlar seni ezer geçer. Dinazor demişken Dinasorus and Cadillac’ta Mustapha’yı oynamamışsındır sen. 😉

    • Kıyaslamaları sadece single oyunlar üzerine karşıladım çünkü sadece multiplayer oynayan, en çok oynadığı oyun 1000 küsür saatle Battlefield olan adam oyuncu falan değildir, casual’ın tekidir. (Bu iş üzerinden para kazananları ayrı tutuyorum, espor vesaire.) Senden nispeten genç olsam da ilk konsolu ZX Spectrum olan ve çocukluğu arcade salonlarında geçirmiş beni de 17-18 yaşındaki ufaklık “gamer” arkadaşlarla karıştırmayaydın iyiydi bilmeden etmeden. Yani ben değil, şu yaftadan başka bir şey içermeyen yorumu yazarak savunduğun ezik kesim PC ile oyun alemine giriş yaptılar. (Yapamadılar.) Kasetli oyunlar zaten milyon yıllık bir teknoloji değil, iyi abartmışsın. Mario’dan bahsetmeme rağmen bu kaset (kartuş hatta, kaset maset de değil) olayını bilmediğime nasıl ulaştın? “Gamer” tipler gibi emulatör kullandığımı falan düşündün herhalde. Kaldı ki bugün sabah akşam Minecraft oynayan 10 yaşında çocuk bile biliyor. O söylediğin oyunun adı da Cadillacs and Dinosaurs olacaktı, onu ve saydığın diğer klasikleri oynadım, evet. Cadillacs and Dinosaurs’u direkt arcade salonunda hem de, “Mustafalı” denirdi. Neo-Geo kültürüm de geniştir. Oyun oynamaya Minecraft ile başlamadık dediysek Half-Life ile de başlamadık. İnsanları, ezilmeyi hak edeni ezdiği için bilgisi olmadan fikir beyan eden cahillerle bir tutmamanı ve tanımadıklarını yaftalama kültürünü terk etmeni tavsiye ederim bundan sonra. Saygılar.

      • Bildiğimiz manyetik teyplerle çalışan oyun kasetleri de varmış Commodore’da filan, ondan bahsediyor sanırım.

        Ha benim bu “gamer”lık meselesine bakış açım farklı(Yazıyla da katıldığım pek çok nokta var). Blogcu bizim ergenleri, yorumcu ağabey de blogcuyu “Gerçek oyuncu öyle olunmaz aslında dibine kadar casual’sınız siz” diye eleştiredursun, ben de diyorum ki biri oyun oynamayı seviyor ve oyun kültürü yüksek diye neden kendisine bir ünvan vermek istesin ki? “Animer” gibi bir şey işte.

  2. Arkadaşlar Gamer olayını fazla zorlamışsınız… “Gamer” kelimesinin tam anlamı oyunları seven ve her tür konusunda azda olsa fikri olan ve eski zx spectrumdan amiga500lere neslere sneslere segalara nintendolara kadar hatta günümüz oyunlarına kadar her oyun hakkında oynamasan da oynasan da fikir sahibi olan adama gamer denir…

    Şimdi grafik arayan arkadaşlar, oyundaki cutsceneleri skip edenler ve emülatörleri aşşağılayanlar ve sırf para uğruna stream açıp RP dağıtanlar üzgünüm GAMER değilsiniz…

    Ben 87’li olmama ve ilk oyunumun North & South, Turrican, Lotus Esprit, Super Frog olduğu biriyim ve bu sektörde benden fazla şey bilen abilerim olduğu gibi kardeşlerimin olduğunu da biliyorum… fakat bu zamanda öyle bir hale geldik ki yeni nesil bizim gördüğümüz zorlukları görmediği için hiç bir şekilde uğraşmayıp daha dokunmadan açılan menülere sahip oldukları için 5 dk’da sıkılıp bırakan bir nesil oldu…

    Bütün bunların yanında tek sistem üzerinde 2-4 kişi arasında oynanan oyunlar tarih oldu bu da bizim bir araya toplanıp bitirdiğimiz Resident Evil gibi oyunların zevkini yaşayamadıkları ve küfür etmeyi sevdikleri için… wolfteam lol minecraft oynuyorlar… ki Üçünden de zerre hazzetmem… Allahtan dotaya bulaşamadılar gerçi onu da sevmiyorum ya neyse…

    bu arada Monkey Island yok. Final Fantasy yok. The Legend of Zelda yok. Metal Gear Solid yok. Demişsin hiç birini oynamadım ama hangisi nedir konusu nasıldır hepsi hakkında fikrim var… işte bu gamerlıktır…

  3. Milliyetçiliğin yeni bir türü mü bu da? “my country is better than yours because i was born it” mantığından bir farkı olduğunu göremedim.

    Sırf daha önce doğdun ve küçüklük zamanlarını bu oyunlarla geçirdin diye neden BioShock’a giydirdin ki? Hayır hikayesinin efsane falan olduğunu düşünmüyorum fakat aşağılanmayı hak eden bir oyun serisi değil. Fazla büyük değilim, benim için eski oyunlardan Crash, Final Fantasy, Tomb Raider, Tony Hawk’s falan var. Crash Twinsanity gameplayini izleyince “ne saçma oyun” dedirtebiliyor. Bir buçuk saatlik bir oyun süresi var ayrıca (maraton şeklinde oynanınca) fakat benim küçükken ona yüklediğim anlam çok daha farklı olacak ki müziğini duyunca heyecanlanıyorum halen.

    Bir insanı sırf senden geç doğdu diye yargılamak saçma olmuş. Ne yapmamızı bekliyorsun? Retro oyunlar mı oynayalım sana göre “üstün gamer” olmak için anlamadımxd

    Not olarak. LoL, Dota2, CS:GO ve türevlerini oynamıyorum. Bunları oynayıp kendilerine “gamer” diyen kitle de hakkında yazı yazmaya değeceğini düşünmüyorum.

    98 li*

    • Merhaba 98’li.

      Durumu benzettiğin konsept komik olmuş, zira senin de dediğin gibi milliyetçilerin millet ve ülkelerini savunmalarının tek sebebi kendilerinin ona mensup olmasıdır. Etiyopya milliyetçisi bir İtalyan veya Filipinler milliyetçisi bir Mohawk görmedim şimdiye kadar. (Japon milliyetçisi Türk weeabooları ayrı tutalım şimdilik, eh?) Sevdiğim oyunların da hiçbirinin yapım ekibinde ne kendim ne de bir tanıdığım çalıştı.

      Nesille “tamamen” alakası yok diye yazıda da belirtmiştim. Benim ve benden önceki nesilde de kendine oyuncu diyen ama uzaktan yakından alakası olmayan adamların varlığının yanısıra, şu anki nesilde de gayet hakkını vererek gamer olduğunu söyleyen kardeşlerimiz var.

      Crash, Final Fantasy, Tomb Raider, Tony Hawk’s diye sayıp başkalarının beğenmediği, bok attığı fakat kendi hoşuna giden oyunları saymışsın. Nostalji yaparak bakmam ben hiçbir seriye öncelikle bunu belirteyim. Fakat Final Fantasy’e “bu ne ya sikko” diyen adam veya Crash serisi için “Sonic daha güzel yea” diyen adam oyuncu değildir, evet. Yazıyı öfkelenmeden, sindire sindire okursan zaten derdimin yaşla başla değil, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çoluk çocukla olduğunu anlarsın.

      Takdir edersin ki beş kelime bile İngilizce olmayan tiplerin Assassin’s Creed gibi (başta ne kadar fena olmasa da) boka sarmış bir hikayeli serinin senaryosunu överek Metal Gear serisine sırf grafikleri eski (kötü değil, eski) diye bok atması kanıma dokunuyor. Aynı şekilde az önce bahsettiğim daha dünkü bokların seri hakkında gram bilgisi olmamasına rağmen sadece The Phantom Pain oynarak “of abi dünyanın en güzel serisi” demesi de kanıma dokunuyor. Derdim eskiler > yeniler değil yani. Umarım anlatabilmişimdir.

      Retro oyunlara zaten hiç girmeyelim, çoğu çöptür (ve grafiklerden bahsetmiyorum). Ayrıca düzgün bir üslupla yorum yaptığın için teşekkür ederim. (son cümledeki ironik kullanım olsa dahi ergen xd’sini görmezden geliyorum) Yazıda hedef aldığım minikler “ZEVKLER VE RENKLER TARTIŞILAMAZ OÇ” deyip kaçtı genelde. Ha onlar da haklı, Justin Bieber’ın Led Zeppelin’den; Twilight’ın Tolkien’dan fazla sattığı bir dünyada yaşıyoruz. Zevkler.

      • Son paragraftaki tespitler iyi olmuş, onlar bu CSGO, LoL falan “gamerlarının” bir üst modeli oluyor sanırım. Fakat bunu çevre de etkiliyor. YouTube’da beş para etmez kalitesiz kanallar, kalitesiz arkadaşlar, kalitesiz hayat görüşü vs. Her dönemin böyle insanları vardır ve bu insanlar her zaman çoğunluktur. 1980’lerin müzik zamanlarında da, 1800’lerin politika zamanlarında da… Eğer insan kendini geliştiremiyorsa her zaman böyle kalır ve bunların belli bir yaştan sonra değişebileceğini düşünmüyorum. Kişi ergenliğe girdikten belli bir kaç yıl içinde kendi kimliğini, zevklerini, görüşünü oluşturur. Bu lisedeyken sağcı olup, üniversiteye geçince solcu olmak gibi bir şey değil. Tamamen kişilikle ilgili, düşüncelerle değil. Eleştirilmeye değmeyecek kişiler, gelecekte ne yaparım bilmiyorum fakat uzun zamandır insanları düzeltmeye veya geliştirmeye çalışmıyorum. Çalışacağımı da sanmıyorum.

        Bu çocukların ailesinin, çevresinin nasıl insanlar olduğu ortada zaten. Haklarında yazı yazmaya değeceğini düşünmüyorum. Çoğu günde mastürbasyon yapmaktan elleri aşınmış tipler. Bu olayı küçümsememin sebebi seratonin karşısında bu kadar zavallı canlılar olmaları. Gerçi böyle demeyeyim, kim değil ki? ….karşısında bu kadar kötü rol yapmaları olabilir sanırım

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s