Reimu’nun Gazabı – IV

Reimu ve onun artık Gensokyo sakinleri için sıradanlaşmış psikopatlıklarını ele aldığım yazı dizisinin bu son bölümü de geldi çattı. Üçüncü bölümde, dördüncü bölüm hakkında “Her yazımda beş oyunu ele aldığım için dördüncü bölüm artık son bölüm olacak ve kalan altı oyunu içerecek.” şeklinde bir ifadeye yer vermiştim. Bu kalan altı oyundan Hisoutensoku (12.3), Bunkachou (12.5) ve Sangetsusei (12.8) doğru düzgün Reimu içermediğinden dolayı, bu bölümde sadece diğer üçüne değineceğim. Bu yüzden kısa bir bölüm olacak.

Kaçıranlar ve tekrar okumak isteyenler, bu linklerden eski bölümlere ulaşabilirler:

Reimu’nun Gazabı – I
Reimu’nun Gazabı – II
Reimu’nun Gazabı – III

On iki oyundur çizgisinden hiç sapmadan manyaklarına devam eden Reimu, on üçüncü oyun Shinreibyou’da imana geliyor ve artık kimseye el kaldırmayacağına dair yemin ediyor. Desem de inanmayın. Yerinde duramayan divine spirit’ler (kadim ruhlar?), bir kez daha Gensokyo’ya karşı atağa geçiyorlar. Bu olayı fırsat bilen Reimu da kendi kendine, divine spirit’leri yollayanın Yuyuko olduğuna karar vererek, Meikai’yi ziyaret ediyor ve yol yorgunu olduğu için kendisine çay ikram etmek isteyen Yuyuko’nun kafasında kütahya porselen dörtlü çay bardağı seti kırıyor. Olayların arkasında aslında Yuyuko olmadığını öğrenince de bir özür bile dilemeden (ve çay setinin parasını ödemeden) ortamdan ayrılarak Youkai’lere ait kutsal tapınak Myouren’e izinsiz giriş yapıyor. Burada üç kuruş asgarî ücretle hademelik yaparak yaşam mücadelesi vermeye çalışan Kyouko’yu pataklaması yetmezmiş gibi, zavallının tek ekmek teknesi olan süpürgesini  ikiye ayırıp tapınağın arkasındaki mezarlığı rahatsız etmeye gidiyor. Mezarlığın bekçisi olan Çinli Nascar yarışçısı Mısır müziği müdavimi Amerikan zombisi Yoshika ile Thrillerigid Paradise dansı yapıp acı bir şekilde yenildikten sonra, bunu gururuna yediremeyerek zombicağıza okkalı bir Musou Fuuin yapıştırarak, efendisi keşiş Seiga’nın dikkatini çekmeyi başarıyor. Yine de deli kuvvetine sahip olduğundan dolayı Yoshika ve Seiga aynı anda üzerine çullanmalarına rağmen hiç zorlanmadan ikisini de civardaki boş bir mezarın içine fırlatıyor ve mozoledeki çeşit çeşit sigara tiryakisi hayalet ile tabak koleksyoncusu kayıkçı ile savaştıktan sonra mastermind Miko’ya ulaşıyor. Prens(es) Miko’nun nihai amacının, kendi naçizane dini Taoizm’i yaymak olduğunu öğrenmiş olduktan sonra bile Byakuren’e acımadığı gibi Miko’ya da acımıyor ve Şintoist şeriatçılığını göstererek onu Gensokyo’dan defediyor. (Ta ki oyunun sonunda birlikte piknik yapana kadar.)

On üç buçuk numaralı oyun Shinkirou’da, Reimu’nun şeriatçılığından sıkılmaya başlayan Gensokyo’daki azınlık dinlerin mesnupları, kendi inançlarını yaymak için ortalığı kan gölüne çeviriyorlar, Reimu da bunları engellemek yerine, o da kendi dinini yaymak için katliama girişiyor. En sonunda da, olaylarla pek ilgisi olmayan, maskelerle kafayı bozmuş bir emoyu tokatlayarak gözden kayboluyor. Dövüş oyunu olduğu için uzun uzun yazamıyorum ne yazık ki. Herkes aynı haltları yiyor sonuçta.

Shinkirou olaylarından kısa süre sonra, on dördüncü ve son oyun Kishinjou geliyor. Gensokyo’da etkisi hâlâ hissedilen din savaşlarından dolayı halk huzursuz bir durumdayken, Reimu’nun Miko sopası (aynı zamanda Marisa’nın mini hakkero’su ve Sakuya’nın bıçakları) arızalanıyor ve kafasına göre hareket etmeye başlıyor. Ne yapacağını kestiremeyen Reimu da cadı avına çıkıyor ve bir deniz kızını sushi; kurt adamı (kurt kadın?) hot dog; dullahan-rokurokubi kırması bir boyunsuzu kelle paça; iki müzisyen kardeşi de yemek müziği yaptıktan sonra Seija isimli little shit mastermind’a ulaşıyor. Seija ile karşılaştıktan sonra dünyası tersine dönen Reimu, zorlanarak da olsa onun işini bitirerek, en güçlü adamı parmak çocuk Shinmyoumaru’yu ayağıyla ezip bir kafeste kuş gibi beslemeye başlıyor. (Gerçekten, canon.)

Bir yazı dizisinin daha sonuna geldik sevgili okuyucular. Tamamen eğlence amaçlı yazılmış bu yazı dizisinin gerçekle pek alakası olmadığını yine de söylemem gerekiyor. (“Hiç” demeyeceğim ama, sadece “pek”)

Reimu’yu severiz.

Reklamlar

Reimu’nun Gazabı – IV” üzerine bir düşünce

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s