Anime çizgi filmdir.

Anime izlemeye yeni başlamış, 1-2 yıl öncesine kadar manga bile nedir bilmeyen insanlar, nedense genelleme yapmaya, bu türler hakkında safsata kurallar yazmaya bayılıyorlar. Uzun zamandır gözüme batan ve bu saçmalıklardan biri olan “anime çizgi film değildir.” argümanı da bunlardan biri ve hatta en yaygını denebilir. Bu yazımda da bu görüşün saçmalığını ortaya koyup; işin doğrusunu elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım.

Öncelikle, bu tür düşünceye sahip bir animecinin yazdığı zımbırtıyı alıntı yaparak inceleyelim.

Animeler çizgi dizilerin aksine sadece çocuklara hitap etmez, yetişkinlere yönelik konu ve çizimlere sahip Animeler yapılmaktadır. Animelerin genelinde hatta hepsinde karakterlerin gözü iridir (büyük-goccaman). Bunun sebebi Japonların kısık gözlü olması ve bunun getirdiği psikoloji ile alakası yoktur. Gözlerin, insanların duygularını en iyi ifade eden organların olması, karakterin mutluluk, üzüntü, heyecan, şaşırmak vb. duygularının izleyicilere en iyi şekilde aktarabilmesidir. 

-Kısacası Japonların ortaya çıkardığı çizgi diziye Anime adı verilir. 
-Animeler genelde her yaşa hitap eder. Çizgi filmler ise çocuklara. 
-Animelerin çizimleri daha gerçekci ve çocukca konular işlemez. 
-Animelerde bir senaryo vardır ve bu senaryo bölümlere ayrılarak izleyecinin önüne serilir. 
-Çizgi dizilerde ise her bölümde farklı bir konu (senaryo) vardır. 
-Nerdeyse tüm animlerde kan vardır fakat çizgi dizilerde yoktur. 
-Amerika’nın Hollywood’u; Japonya’nın Animesi! 

Şu an Japonya’da bir metrobüse binin genç yaşlı herkesin elinde birer adet Manga görebilirsiniz. Japonya’da gazeteden ziyade Manga okunur. 

Manga animeden önce çıkan ve eğer gerçekten popülerleşirse animasyon desteği ve yoğun uğraşlar ile izlediğimiz animelere dönüşen bir nevi çizgi romandır. Ayrıca sadece mangalar animeye uyarlanmayıp; kitaplar, görsel romanlar (visual novel) gibi kendi alanında başarılı olan her türlü materyal animeye uyarlanıp bize sunulabilir.

Nereden başlasam bu yazıya girişmeye bilemedim. Cidden. Tek tek ele alalım en iyisi. İlk cümleden başlıyoruz, hadi bakalım.

Animeler çizgi dizilerin aksine sadece çocuklara hitap etmez, yetişkinlere yönelik konu ve çizimlere sahip Animeler yapılmaktadır.

Burada sorun yok, güzel. Geçelim.

Animelerin genelinde hatta hepsinde karakterlerin gözü iridir (büyük-goccaman).

Buraya klişe anime gözü kalıplarına uymayan serileri yazmaya kalksam herhalde esas yazıya yer kalmaz diyip geçiyorum direk.

Bunun sebebi Japonların kısık gözlü olması ve bunun getirdiği psikoloji ile alakası yoktur. Gözlerin, insanların duygularını en iyi ifade eden organların olması, karakterin mutluluk, üzüntü, heyecan, şaşırmak vb. duygularının izleyicilere en iyi şekilde aktarabilmesidir. 

Bunda da pek sorun yok gibi duruyor. Kısık gözlü nedir yalnız arkadaşım? Çekik o çekik. Heheh.

-Kısacası Japonların ortaya çıkardığı çizgi diziye Anime adı verilir. 
-Animeler genelde her yaşa hitap eder. Çizgi filmler ise çocuklara. 
-Animelerin çizimleri daha gerçekci ve çocukca konular işlemez. 
-Animelerde bir senaryo vardır ve bu senaryo bölümlere ayrılarak izleyecinin önüne serilir. 
-Çizgi dizilerde ise her bölümde farklı bir konu (senaryo) vardır. 
-Nerdeyse tüm animlerde kan vardır fakat çizgi dizilerde yoktur. 
-Amerika’nın Hollywood’u; Japonya’nın Animesi! 

-No shit.
-Benim 8 yaşındaki kuzenimin en sevdiği çizgi film Drawn Together zaten.
-Akraba evliliği olmadıkça Crayon Shin-chan gibi tipler görmüyorum pek sokakta, ayrıca Pokémon da zaten günümüz sosyokültürel sorunlarını ele alıyordu di mi lan?
-Episodik anime diye bir şey duydunuz mu efendim?
-Hanım koş tüfeğimi getir.
-Banzai diye mi bağıracaktık burada?

Şu an Japonya’da bir metrobüse binin genç yaşlı herkesin elinde birer adet Manga görebilirsiniz. Japonya’da gazeteden ziyade Manga okunur. 

Bzzt! Yanlış cevap. Japonya belki de dünyanın en fazla gazete okunan ülkelerinden biridir. (kanjiye rağmen, evet.) Bununla birlikte, otaku (hayatsız) olmayan Japonlar dışında oralarda Dragon Ball ve One Piece dışında pek seri bilmezler kendileri. Weeaboo ütopyalarınız güzel fakat tanımadan gitmeden konuşmayın, lütfen.

Manga animeden önce çıkan ve eğer gerçekten popülerleşirse animasyon desteği ve yoğun uğraşlar ile izlediğimiz animelere dönüşen bir nevi çizgi romandır. Ayrıca sadece mangalar animeye uyarlanmayıp; kitaplar, görsel romanlar (visual novel) gibi kendi alanında başarılı olan her türlü materyal animeye uyarlanıp bize sunulabilir.

STOP RIGHT THERE! “Manga animeden önce çıkan…” nedir? Mangası olmayan animeler ve hatta animesi mangasından önce çıkan seriler yok mu sanıyorsun b’oğlum? Yanlış gelmişsin sen. (ノ≧∀≦)ノ・‥…━━━★ 帰って死ね!

Anime seviyorsunuz diye çizgi film denince akla çocuk yapımları geldiğinden öyle denmesini yediremiyor musunuz, karizmanız mı çiziliyor anlamadım ama her anime ÇİZGİ FİLMDİR. Animeyi çizgi filmden ayırmak absürttür ayrıca, “Metal çok iyidir, derindir, müzik değildir, bambaşka bir şeydir. Müzik Justin Bieber’ın Lady Gaga’nın yaptıklarıdır kakadır.” gibi bir şey oluyor yaptığınız. Animenin çocuklar için olanı olmayanı vardır, fakat hepsi çizgi filmdir. Tıpkı Japonlar için her batı cartoonunun da anime olması gibi. Ama oraya girersek çıkamayız.

Elde veya dijital ortamda çizilip sonradan hareket (animate) ettiriliyor mu? İnsan oyuncular yerine seslendirme sanatçıları, bu çizilmiş karakterleri seslendiriyor mu? Tamam, bitmiştir. Çizgi filmdir bu. İster anime olsun, ister batı yapımı, ister evde Flash ile hazırladığınız amatör bir animasyon. Hepsi çizgi film kategorisine girer. 

Scooby Doo? Çizgi film. 
Pokémon? Çizgi film. 
Adventure Time? Çizgi film. 
Panty and Stocking with Garterbelt? Çizgi film. 
Avatar: The Last Airbender? Çizgi film.

 

“Anime çizgi film değildir, geniş düşünün!” sözü kendisi “geniş” olmayan ve içinde çelişen bir söylemdir. Önceki birkaç yazımda da belirttiğim gibi, çizgi film dendiğinde akla çocuk yapımları geldiğinden çok sevdiğiniz animenin çizgi film olduğu gerçeğini kaldıramıyor musunz? İster cartoon ister anime olsun, çizgi film izleyince ve bunu bu şekilde dile getirince karizmanız çizilmiyor arkadaşlar. Alay edenin  insanların kişisel zevkleriyle dalga geçmesi de kendi görgüsüzlüğüdür. 

Bu tartışma bana her zaman “kraldan çok kralcı olmak” deyimini hatırlatıyor. Zira Japonlar her türlü çizgi filme anime deyip geçiyor zaten, biz neyin davasını yapıyorsak burada, o da ayrı bir yazı konusu olur.

Reklamlar

Anime çizgi filmdir.” üzerine 24 düşünce

  1. japonlar animasyon diyor anime olmayanlara ne alakası var animasyon çizgi film anime diye ayrılır bunlar animex tv de bile çizgi diziler ve anime dizileri bile ayrılıyor sen hala neyi konusuyorsun ve daha 5 6 seri anime bile izlememişsin belli oluyor yada anlamicak kadar aptalsın animenin konuları çok fazla ve her yaşa göre var sen neden küçük yaşa göre olanları ele alıyorsun hentai içinde sen ne diceksin peki onadamı çizgi film diceksin japonca animeye hayat verir japonca bilen biri olarak animeyi türkçeye çevrilince anca o kalite oluyor kalitesini düşürüyor animenin sen burda kaç yıl önce yazılmış yazıyı alıyorsun eleştiriyorsun 2013 e göre araştırsan anlicaksın anca geçmişte yazılan şeyi al kafana göre bişiler yaz kendini büyük göster ilgi çekmeye çalış türkler neden joyistik e zevk çubuğu demiyorlar bunu düşündün mü hiç gerekli bişi bu.Abi adamlar adını koymuş bikere Anime deniyor onların kültürü biz bunu çizgi film diyemeyiz seni böyle biri olduğunu düşünmemiştim hayal kırıklığına uğradım. çocuğun olursa çizgi film izlemek istiyorum derse google yazsa ecchi izlese iyi mi olcak ? bunuda düşün

    • Animasyon. アニメーション。Anime. アニメ。Anladın mı açıklamama gerek var mı bunu da? Animex isimli vasat kanal oraya anime adı altında Justin Bieber konseri koysa ona da mı tapacaksın “anime la bu hehe” diye? Küçük yaşa göre olanları ele almadım sadece, baştan oku ve bu sefer anlamaya çalış. Genel olarak ele aldım. Evet, hentai de çizgi filmdir. Çiziliyor mu? Çizgi. Hareket ediyor mu? Film. Piksel pornoya mastürbasyon yapan topluluğun yakarışları onu çizgi film olmaktan kurtarmıyor ne yazık ki. (Benim bitirdiğim seri sayısına girme hiç istersen, zira şu an animeci gezinen elemanların çoğu ortaokulda denklem ezberlerken şu an bile isimlerini dahi duymadığı serileri devirmiş durumdaydım muhtemelen. Belki kaba, narsistçe oldu ama bana aptal diyerek sen de farklı bir şey yapmadın hani. Ha, anime kültür seviyesini ortaya koymaz, çünkü anime izleyenlerin [daha doğrusu hayatı bundan ibaret olanların] yarısı boş, gereksiz insanlar.) “Japonca Türkçe’ye çevrilince kalitesi düşüyor”dan kastın tam olarak çevrilememesiyse haklsın, fakat bu yazımda böyle bir şeyden bahsetmedim zaten. Kaldı ki Türkçe çeviri izlemedim, izlettirmem şahsen kimseye. Kaç yıl önce yazılmış dediğin yazı yazılalı da bir ay olmamıştır belki, istersen yazıyı aldığım forum adresini de verebilirim ve bu yazının, türünün tek örneği olmadığını da belirteyim, bilmiyorsan. Yazıyı yazma sebebimi anlamadın sanırım. “ANİMEYE ANİME DEMEYİN, ÇİZGİ FİLM DEYİN, TÜRKÇEMİZ ELDEN GİTMESİN!!!1” gibi bir argümanda bulunmuyorum; “anime çizgi film değil yea çocuk muyuz biz” diye takılan ergen animecilere yönelik bir antitez. Son cümlemde de belirttiğim gibi, adamlar ona anime, çizgi film veya hipopotam dememizi takmıyorlar, çünkü kendileri de önüne gelen her şeye anime (ve senin de dediğin gibi animeeshon) diyorlar. Japonca bildiğini söyledin, anlamışsındır. Vakit ayırdığın için teşekkürler.

    • Bu nedir ya, nasıl bir enerjidir yani.Yukarıda herif misler gibi açıklamış. Anime, sohbet arasında japon eseri olarak vurgulamak istediğimiz bir jargon olmuştur. Ama genel olarak herkes çizgifilm der. Bunun tartışılacak ve savunulacak bir durumu yoktur. Tüketimin içerisinde boğuşan sizlerin interneti bile bu şekilde kirletmesi, garip…

  2. Aslında onların da çok üstüne gitmemek gerek bence. Evet doğrusu budur ve zaman ayırıp düzgünce açıklamış olman takdire değer bir olay ama ne bileyim hani böyle aşağılıyormuş gibi oluyor, laf yediklerinden de altta kalmama çabasıyla daha da saçmalamaya kalkıyorlar şekil 1 a da görüldüğü üzere.Düşünüyorum da yaklaşık 8-9 yıldır bu kültürle içiçeyim ve oldukça geniş bir bilgi birikimine sahip olduğumu sanıyorum ve o yazıyı okuduğumda gördüğüm insan benim ilk anime izlemeye başladığım insanın çokça benzeri. Malum olan bişey var ki bu insanlar belli ki hayatlarında ilk defa, etraflarındaki insanlar tarafından daha az bilinen bir olaya girmişler ve ilk defa bir konuda, çevresinden daha çok şey bilmenin gazı ile heyecan yapıp, çok büyük bir bilgiye hasıl olmuş gibi hissetmeye ve davranmaya başlamışlar. İçine girdikleri yeni dünyanın sınırlarının ne denli geniş olduğunun daha farkında bile değiller. Hani hep bundan şikayet ederiz ya “bilmiyorsa atıp tutmasın, adabıyla öğrenmeye baksın” diye. E adam neyi bilip neyi bilmediğini de bilmiyor ki ona göre davransın. Bildiğini sanıyor. Daha doğrusu bildiklerinin yeterli olduğunu sanıyor. O yüzden bildiklerini paylaşarak kendince ondan daha az bilenlere bişeyler anlatmaya, belki hava atmaya, belki yandaş toplamaya çalışıyor. İnsan psikolojisi böyledir. Herkesin yaptığı budur bir nevi. Hepimiz kendimizden daha az şey bilen birini gördüğümüzde “aa ben ondan üstünüm” diye düşünüp, çoğu zaman bunu göstermek isteriz. Ama her zaman için bizden çok daha fazlasını bilen birileri de vardır ve onlar da bizim için aynı şeyi düşünüyorlardır. Bunun sonu yok yani. Böyle böyle doğrusunu öğrenecek.Hata yapa yapa, sağda atıp tutarak… Bu aşamada onları yaptıklarından dolayı aşağılamak, ezmek, onlar hakkında bir takım yargılarda bulunmak da yürümeyi yeni öğrenen çocuğu yere düştüğü için azarlamak gibi birşey oluyor. Kısacası dediğim o ki böyle şeyler için insanları yersiz bi olay. Sonuçta bilgidir, öyle ya da böyle bir şekilde öğrenilir. Burada giydirme yapmak da onların yaptığından çok da farklı bir olay değil.

    • Bloga şimdiye kadar yazılmış en kaliteli yorumlardan biriyle karşılaşmanın verdiği şaşkınlıkla teşekkür ederim öncelikle. Benim de yazımda anlatmaya çalıştığım konuya daha sakin bir üslupla değinmişsin, yeni başlayıp kendilerini diğer “sıradan” (!) arkadaşlarından daha üstün hissettiklerinden bu türü yüceltme ve kendilerince tanımlama eğilimleri var fakat sen de takdir edersin ki, daha neyin ne olduğunu bilmeden “bu böyledir, şu şöyledir.” şeklinde kesin bir mantıkla hareket etmek pek akıl kârı değil. Bir nevi genç yaşta olmalarına verilip tahammül edilebilir belki ama biz göz yumdukça bunu yapanların sayısı kanser gibi artmaya başladı. Benim bu yazıyı yazıp, yazmamam da bir şeyi değiştirmeyecektir büyük ihtimalle ama şansımı denemek istedim ben de.

      • Sanırım burada benim de demek istediğim bir iki söz olacak. Hani klasik çocuk kafasıdır demek istiyorum ben buna. Türkiye’de daha yeni yeni oluşmaya başlamış ve kimsenin bilmediği bir kültüre girince. Çoğu kişiye de sorup “o ne lan?!” diye bir tepki alınca kendilerini marjinal sanıp millete de kendilerini üstün göstermeleri durumu oluşuyor.

        Nereden biliyorum diyecek olursanız ben de bir zamanlar bu anlattıklarınızdan biriydim. Otakuron zaten bilir beni. Kelimenin tam anlamıyla bir Weeabooydum. Ancak bu anime kültürü içerisinde geçirdiğim 2.5 sene (evet farkındayım bu sizler gibi uzmanlar için pek az bir zaman) içerisinde şunu anladım ki bu tür insanlar, yani gerek Weeaboolar olsun, gerek Narutardlar olsun, gerek ise “animeci”ler olsun, kafalarına vurulmadıkça anlamıyorlar çoğunlukla. İnsanları aşağılamayı sevmem ancak onları bu iğrenç durumdan kurtarmak için illa kafalarına vurulması gerekiyormuş ben bunu anladım.

        Yapacak bir şey yok. Artık bir şeyleri değiştirme zamanı geldi ve o zaman da bu zaman :3

  3. Animer bebeler arasında shitstorm başlayacak şimdi. Gülaştı falan ağlar yine “ay noobları dışlamaın yawwww siz sanki hiç noob olmadınızzzzzzzz!” diye.

  4. Anime çizgifilmdir.Sebep:
    Animasyon dediğin şey CGI (3 boyutlu render) benzeri bir teknik.Bildiğin rag-doll üzerinden hareket ediyormuş süsü verdiğin bir ilüzyon.
    Çizgifilm kelimesi Türkiye’de uzun yıllarca anime kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı ciddi bir karmaşa oluşturmakta,çizgifilm dediğin şey CGI yerine çizim tekniği kullanılmış olmasından gelen bir isim,tıpkı anime gibi.

    Yani çizgifilm ve anime teknikte aynı şeydir.Kültürde farklı olması sadece bir detay olmakla beraber sadece içine konduğu kategoriyi değiştirir.Anime sadece Japonya’ya özgü çizgifilme verilen addır.
    Kendinizi faggot fan kategorisine sokmanıza gerek yok sayın otakular.
    (Evet,otaku burda hakaret anlamıyla kullanılmakta)

    Cartoon çocuklara hitap ediyor,Anime büyüklere sorusuna gelince;
    Happy Tree Friends,Salad Fingers gibi ‘cartoon’ları neremize sokalım?

    Onun dışında ‘Çocuklar çizgifilm ayağına hentai mi izlesin?’ şeklinde ki embesilce soruya hentai türünün porno olduğunu hatırlataraktan komple bambaşka bir kategoriye girdiğini bildirmek isterim.

    Özet:

    Anime,çizgifilm ile aynı şekilde oluşturulmuştur ve ziyadesiyle çizgifilm=anime,ister animeye çizgifilm de ister çizgifilme anime,senin kararın.
    Ama ‘ANİME ÇİZGİFİLM DEĞİLDİR’ gibi bir açıklama yaparaktan kendini elit göstermeye çalışan arkadaşlara burdan mutlu tentacle rape’ler diliyorum.

    • Sadece bunlar mı var? Hayır dil özürlü neslin animate kelimesinin canlandırmakla alakalı olduğunu bilmiyor hadi diyelim amerikanlar çocuklar için cartoon yapıyor 70 lerdeki psychedelic canlandırmalar çocuklar için mi koyayım? ( Frritz the cat, Fantastic Planet, Heavy Traffic ) Türlerin gelişimi hakkında bir sikimi bilmiyen gerizekalı bebelerin atıp tutması ciddiyeti olan herkesin tepesini attırıyor. Dehşetül Otakununda beynini siktiğimin parlak idollerininde (Direk hedef gösteriyorum Gülaştı) sonu gelmeli.

    • Çizgi Film/Animasyon bölümünde okuyorum arkadaşlar. Kısa film olur çizgi dizi olur anime olur, hepsi aynı temel kategoriye giriyor. Ancak kimi zaman yapım tekniği ile kimi zaman da kullanılan tarz ile birbirinden ayrılıyor. Ancak böyle bir ayrım var diye “Anime çizgi film değildir!!!” gibi bir argüman doğru değil. Anime çizgi filmdir, yeri geldiğinde sel, yeri geldiğinde 3d tekniğiyle hazırlanır. İçeriği ve karakterlerin tarzı dolayısıyla anime şeklini alır. Böyle böyle günümüzde sadece japonlara özel bir şey de değildir artık. Elin Amerikalısı oturur aynı tarzda çizer, aynı tarzda hikayeler kullanır, anime yapar.(evet, japonların hem özgünlüğü hem de belli klişeleri dolayısıyla böyle bir hikaye ilerleyişi de var, hep böyle demiyorum elbette.) Bunun örnekleri de vardır. Siz yapımcı kadrosunu bir kez daha araştırın kimi animelerin.

  5. ‘Çocuklar çizgifilm ayağına hentai mi izlesin?’ Diyen şahıs sana bir çift sözüm var “Sen sadece çocuklara göre olanları ele almışsın” Demişsin değil mi ? O senin yıllar önce yazılmış dediğin şeyi düzgün okumadın herhalde ha ? ‘Anime’ dediğiniz aslında bende ne kadar demeği sevmesemde gerçekte ‘Çizgifilm’ olan bu şeyin bir çok türü olduğu yazılı…Madem bu ‘Anime’nin bi ton türü var millet gidip neden çocuğuna hentai izletsin ? Sonuçta çocuklara yönelik türleri var.Öğle değil mi ?

  6. bildiğim kadarıyla birkaç şey de ben paylaşmak istiyorum 🙂 manga temelli bir kültürün tarihi daha eskilere dayansa da anime kavramının japonya’da oluşmasına bambi isimli walt disney çizgi filmi ön ayak olmuştur. bu çizgi filmden etkilenen japon kardeşlerimiz aynı bambi gibi iri gözlü, ince uzun bacaklı karakterler çizerek anime dünyasını oluşturmaya başlamışlardır. bununla ilgili birkaç makale okumuştum. merak eden google’dan daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilir. yine japonya’nın belli başlı şehirlerini, bir miktarda ufak kasabasını gezme fırsatım oldu. otobüs, metro, tren, shinkansen vs. toplu taşımalarını kullandım. hiç manga okuyan insan görmedim. bir japona bu konuyu sorduğumda toplum içinde manga okumanın asosyallik belirtisi olduğunu, hoş karşılanmadığını ve genellikle evlerine gittiklerinde okuduklarını söyledi. vallahi onun yalancısıyım 🙂 ama gittiğim kitapçılarda manga bölümünde yere bağdaş kurup manga okuyan 7’den 70’e birçok kişi gördüm. echii, hentai vs cinsel içerikli manga/animeler hakkındaki gözlemim ise şu şekilde: anladığım kadarıyla japonların cinselliğe bakış açısıyla türklerin bakış açısı çok farklı. bizde siyah poşetlere konulup tezgah altından satılan dergiler burada halka açık yerlerde poşet içerisine bile konulmadan, yemek dergisi ile aynı statüde satılıyor, raflarda yer alıyor. kimse de rahatsız olmuyor. biraz dini inanışlarla alakalı sanırım. tayland’da da girdiğim markette çalışan çocuk porno dergi okuyordu, ben kasaya geldiğimde hiç rahatsız olmadı bile, dergi önünde açık duruyordu ben ödememi yapıp çıktım. bir de her japon çılgınlar gibi anime izler/manga okur diye bir şey yok. hiç bir animeyi takip etmeyen bir çok japonla tanıştım. bana öyle geliyor ki bu konular hakkında bizim kafa yorduğumuz kadar onlar kafa yormuyordur. sonuç olarak ise evet anime çizgi film’dir, ama çizgi film denilerek küçük görülecek bir şey değildir 🙂

  7. yorumlarin hepsini okumadim ama Cizgi Film kelimesindeki yanlis anlasilmayi duzeltmek istiyorum.

    Ben 6 senedir anime izliyorum. lise 1 den beri. Annemle Babam full benimle dalga gecerdi “Bu yasa geldin hala CİZGİ FİLM mi izliyosun” diye. Buraya dikkat ! “CİZGİ FİLM” !!! Nedir Cizgi Film ? Cizgi olan Film/Diziler dir kisaca ama iste benim Anne ve Babamin (ve yine bole dusunenlerin) demek istedigi Cizgi Film in anlami “Sadece Bebekler/Cocuklar icin olan Dizi/Film”

    Ben bu yuzden lisede hep cevap verirdim onlara “Hayir Cizgi Film degil” falan die. Suan bile gorseler yine derler ve ben artik alisik oldugum icin “He” der gecerim 😀

    Yani onlarin dedigi Cizgi Film le sizin Burda bahsettiginiz Cizgi Film farkli. Cogu Turk aileleri ve etrafindakilerinden duydugu “Cizgi Film mi izliyosun” cumlesinin ardinda “Sadece Cocuklar icin yapilan Film/Dizi mi izliyosun ?” anlami vardir. O yuzden cogu Anime izleyen kisiler “Anime Cizgi Film Degildir” yani “Anime Sadece Cocuklar icin yapilan Film/Dizi Degildir” diyor. Biri sorsa “Cizgi Film (Cizgi ile yapilmis Film/Dizi) mi izliyosun?” diye “Aynen kanka” denir cunku Animede Japon yapimi Cizgi/Cartoon Dizi/Film dir. Bunu kimse inkar edemez.

    Ha sizin dediginiz gibi “Anime Cizgi Film (Cizgi/Cartoon Dizi/Film) degildir” diyen varsa Onun ben ta… nese Allah akil fikir versin diyim o kisiye 🙂

  8. Japon çizgi filmi ile amerikan çizgi filmi arasında bazı gözle görülür farklılıklar vardır, doğrudur ama bu animenin de çizgi film olduğu gerçeğini değiştirmez. Aynı şekilde manga da bir çizgi romandır. Katılıyorum.

  9. Japonların çıkardığı herşey Anime adını alır. Hayao Miyazaki’nin örnek filmleri de Animasyon film olarak geçer ama Japon yapımı olduğu için genelleme ile Anime adını alır. Çizgi film çok yanlış kullanıldı eskide. Çizgi film adı üstünde film. Ya da animasyon filmi. Artık doğru kullanılıyor çizgi dizi diye. Bir Spiderman çizgi dizi adını alırken, bir Haidi yine Japon yapımı olduğu için Anime genellemesine giriyor.

  10. Anime animasyon sözcüğünü kısaltılmışıdır, yani çizgi filmdir. Ha bir de, Japonca’da birçok yabancı sözcük söylenmesi kolay olsun diye kısaltılmışmıştır. Personal Computer Japonca’da zor söylendiği için Pasokon denirmişmiş mesela.

  11. Anime’nin çizgi film olduğunu iddia etmek tamamen saçma adı üstünde ÇİZGİ FİLM çizgiden yapılmış olan film animede bu katagoride biz türklerin “anime çizgi film değildir” lafının çıkış sebebi bence gayet mantıklı bunun sebebi kültürel farklılıklar bizdeki çizgi filmlerin karşılığı anlam olarak çok değişmiş çizgiden yapılan filmden ziyade çocuklar için yapılan animasyon anlamına dönmüş bu yüzden mana olarak bakacak olursak evet anime çizgi film değildir ama teknik bakımından çizgi filmdir.

  12. tebrikler tüm sorun buydu dünyadaki ya uğraştığın işe bak arkadaşım şu konularla uğraşacağına başka konulara yönelsen daha yararlı eleştiriler yapsan bilgilendirmek istediğin konuya bak ne kadar gereksiz bi konu işsizliğin en üst seviyesine çıkmıssın şunlar yerine bilimsel bir konu açsan kendi görüşlerini belirtsen altındada yorum yapan kişiler tartışsa gülüyorum başka bişe yapamıyorum bende anime izliyorumda şu animeye futbol yorumcularının futbola yaptığı yapmasanız çok iyi olacak

    • Sen yanlış bloga gelmişsin o zaman, buranın olayı budur çünkü. Aynı mantıkla sen de anime izleme belgesel izle o zaman yavrucum, hadi.

  13. ” İster cartoon ister anime olsun, çizgi film izleyince ve bunu bu şekilde dile getirince karizmanız çizilmiyor arkadaşlar. Alay edenin insanların kişisel zevkleriyle dalga geçmesi de kendi görgüsüzlüğüdür.” Gerçekten tam da içimdeki şeyi anlatıyor bu iki cümle. Helal olsun.

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s