Otajournal 十

僕がまだ死ななかったと思う。

Son güncellemeyi girerken artık daha sık uğrarım bloga diye düşünüyordum da, yine bir ay oldu şaka maka. Apati sendromuna mı yakalandım nedir, bilmiyorum artık. Yazıya giriş yapayım şimdi direk, okuyan takip eden kalmış mıdır blogu gerçi o da ayrı bir araştırma konusu.

Açık konuşmak gerekirse, aylardır anime izlemiyorum, oyun oynamıyorum ve okuduğum manga sayfası sayısı hatırı sayılır değil ne yazık ki. Bunun belirli bir sebebi de yok, içimden gelmiyor diyelim. Bütün gün internette boş boş dolaşıyorum veya insanlara laf anlatıyorum. Yine de birkaç konu başlığı var bahsetmek istediğim, onları dillendireyim de blog boş kalmasın, heheh… Öhöm.

Klişelerden sıkıldım. Gerçekten. Rahatsızlık vermeye başladılar artık. En ufak bir klişe bile iyice gözüme batıyor. Sıradan bir harem animesindeki esas erkek karakterin ölümüne saf oluşu gibi gelenekselleşmiş klişeler bir tarafta, tumblr ve twitter’daki Kurobasu vasat animedeki karakterlere, plot’dan daha fazla önem veren gerizekalı fangirller bir  tarafta, KyoAni’nin iğrenç derecede moe çizimleriyle sunduğu yaratıcı (!) animeleri ve onların klonları bir tarafta… Beş para etmez Türk anime fandomunu saymıyorum bile zaten artık. Bir insan hobisinden iğrenir mi, malesef evet. Bu yüzden “Binbougami ga!” ve “Gintama” tarzı anime gelmedikçe izlemeyeceğim sanırım artık. SHAFT derin uykuda zaten, uyanınca korkun asıl.

Yazacak pek şey yok aslında ya.

Özet olarak:

Reklamlar

Otajournal 十” üzerine bir düşünce

  1. Popüler şeylerden uzak durmak gerek bunu öğrendim. Oyun olsun, Anime olsun hepsi giderek “casual” kesime hitap edip daha fazla prim yapma çabasıyla ürünlerini casuallaştırıyor. Manga sektörü yine bir nebze daha iyi ama son çıkan seriler yine sıkıcı. Sanırım yapılacak en iyi şey indie ve/veya daha az popüler şeylere takılmak. Mesela son zamanlarda oynadığım indie oyunlar beni derinden etkiledi. Şimdiye kadar pek indie kültürüm yoktu. Bir hafta falan önce “Primordia” indirdim ve oynadım, önceden bir kaç indie oyuna daha takılmıştım ama geçici şeylerdi. Primordiayla artık indie oyunların gelecekte gerçek “oyuncu” kitleyi tatmin edecek oyunlar olacağını düşünüyorum. Sanırım anime ve manga da benzer bir yol izleyecek. Popüler seriler yerine kıyıda köşede unutulmuş, çeviri pek yapılmayan seriler genelde popüler serilerden çok çok daha kaliteli çıkıyor. Bir de son zamanlarda webcomic olayı gelişti dehşet. Bir bakmak lazım. Ben de forumda mesajını gördüm imzada görünce dedim epeydir girmedim lan Otabloğa bi bakayım . Journal’ı okuyunca tutamadım kendimi.

Yorum

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s